Nuri Demirağ

0
242

Nuri Demirağ Kimdir?

Türkiye Cumhuriyeti demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerinden  ve cumhuriyet döneminin ilk  milyonerlerinden olan, servetini Türkiye sanayisinin kalkınmasında büyük işlere yatırmış ve iş hayatının yanında geniş ölçüde hayırsever  olarak tanınmış  kişi ; Nuri Demirağ.

1886 yılında Sivas’ın Divriği kasabasında doğdu. Bu kasabanın eşrafından Mühürdarzade Ömer Bey ile  Ayşe Hanımın oğludur. Babasını henüz üç yaşında iken kaybetmiş, annesi tarafından büyütülmüştür. 

Ortaöğrenimini Divriği Rüştiye Mektebi’nde tamamladıktan sonra okuldaki başarısı nedeniyle öğretmen yardımcısı olarak bir süre kendi okulunda görev yapmıştır. 1903’te Ziraat Bankasının açtığı bir sınavı kazanarak, bu bankanın önce Kangal, sonra Koçkiri şubelerinde çalışmıştır.

Maliye Bakanlığının açtığı bir sınavı da kazanarak, bankacılıktan maliye hizmetine geçmiş, İstanbul’a gelerek Maliye’nin her kademesinde seçkin bir memur olarak calışmış ve 1918-1919 yılları arasında  Maliye Müfettişi olmuştur. Divriği ile alakasını kesmeyerek, İstanbul’da Beşiktaş’a yerleşmiştir.

İlk Türk Sigara Kağıdı

1.Dünya savaşından yenik çıkmış bir devletin memuru olarak bazı hakaretlere maruz kalmıştı. Bu yüzden görevinden istifa etmiştir.

Maliyedeki görevinden ayrıldıktan sonra ticaret yapmanın yollarını aradı. Kendi kayıtlarına göre 56 altın (252 kağıt lira) birikmiş parası ile o dönem yabancıların elinde olan sigara kağıdı üretimi işine girdi. Ürettiği sigara kağıdına “Türk Zaferi” adını verdi.  Türk Zaferi sigara kağıtları Kurtuluş Savaşı vermekte olan Türk halkı tarafından çok yoğun bir ilgi gördü ve Nuri Demirağ’ya çok büyük bir para kazandırdı.

Demiryolu Projesi

Cumhuriyet döneminde hükümetin Türkiye Demiryolları  imar işini benimseyerek, devlete en uygun tekliflerle müteahhitlik hayatına atılmıştır. Türkiye’nin 10.000 kilometrelik demiryolu ağının 1250 km’lik bölümünün inşasını gerçekleştirmiş ve bu nedenle kendisine Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Demirağ” soyadı verilmiştir.

Müteahhitlik Dönemi

Demiryolu projesiyle müteahhitlik yapmaya başlayan Nuri Demirağ, büyük inşaat projelerine de başladı. Karabük Demir Çelik, İzmit Selüloz, Sivas Çimento ve Bursa Merinos tesislerini, Eceabat Havalimanı’nı, Haliç kenarında İstanbul Hal Binası’nı inşa etti.

Boğaz Köprüsü Projesi

Nuri Demirağ, yaptığı tüm projelerini gölgede bırakacak bir projeyi hayata geçirmeyi düşünüyordu. 1931’de İstanbul Boğazı’na köprü projesini başlattı. San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü ile aynı sistemde çalışan bir köprü yapmayı çok istiyordu. Yurtdışından uzmanlar getirterek gerekli incelemeleri yaptırdı ve en sonunda Golden Gate’i inşa eden firmayla anlaşma imzaladı.

Nuri Demirağ, bu projenin her şeyiyle tek tek ilgilenmişti. Bütün hazırlıklar bittiğinde projeyi Atatürk’e sundu. Cumhurbaşkanı Atatürk tarafından çok beğenilen bu proje maalesef hükümetten onay alamadı.

Bu durum Nuri Demirağ da büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Onca uğraşlar verdiği büyük projesi hayata geçmemişti. Üzüldü, ama yoluna devam etti.

Uçak Fabrikası ve Gök Okulu

Nuri Demirağ, döneminin en zengin iş adamıydı. O yıllarda ordunun uçak ihtiyacı zengin iş adamları ve halktan toplanan bağışlarla sağlanıyordu. Bir gün Nuri Demirağ’dan uçak satın almak için başlatılan bir bağış kampanyasına katılması istendi.

Nuri Demirağ’nın cevabı şu şekildeydi: “Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki, bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.”

Fabrikayı memleketi Divriği’de kurmayı planlamıştı. Ancak öncelikle İstanbul’da bir deneme atölyesi kurulacaktı. Bu amaçla Çekoslovak bir şirketle anlaştı. İstanbul’da Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nin yanında atölye binası inşa edildi (Deniz Müzesi’nin solunda bulunan büyük sarı bina).

Deneme uçuşlarını yapabilmek için Yeşilköy’deki Elmas Paşa Çiftliği’ni satın aldı ve üzerinde büyük bir uçuş sahası, hangarlar ve uçak tamir atölyesini yaptırdı. Uçuş sahası, Avrupa’nın en büyük havalimanı olan Amsterdam Havalimanı büyüklüğünde idi. Bu alan, günümüzde Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı olarak kullanılır.

Uçakları kullanacak Türk pilotların yetişmesi için bir havacılık okulu kurmak gerekiyordu. Pistin bulunduğu arazide Gök Okulu kuruldu. Okul, 1943 yılında kadar 290 pilot yetiştirdi. Yeşilköy’deki Gök Okulu’ndan önce Divriği’de de bir Gök Ortaokulu açtı. Sivas’ın hiçbir ilçesinde ortaokul yokken açılmış bu okulda öğrencilerin tüm masrafları karşılanıyor; öğrenciler havacılığa özenmeleri için İstanbul’a getirtilip uçuş dersleri veriliyordu.

Beşiktaş’taki uçak fabrikasında üretilecek uçak ve planörlerin planını Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan çizdi.

1936’da ilk tek motorlu uçak üretildi ve Nu.D-36 adı verildi. 1938’de Nu.D-38 adlı çift motorlu altı kişilik yolcu uçağı yapıldı. NuD-38, 1944 yılında Dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alındı. İlk uçak siparişini 1938 yılında Türk Hava Kurumu (THK) verdi.

Nuri Demirağ, havacılık alanında çalışmalarına 1939’da Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimini gerçekleştirerek devam etti. 1941’de tamamen Türk yapımı ilk uçak İstanbul’dan Divriği’ye uçtu. Nuri Demirağ’ın oğlu ve Gök Okulu’nun ilk mezunlarından olan Galip Demirağ, bu uçuşta pilot idi.

THK tarafından sipariş edilen 65 planör kısa sürede teslim edildikten sonra; NuD-36 adlı 24 eğitim uçağı tamamlanmış, deneme uçuşları İstanbul’da gerçekleşmişti.

Uçak Fabrikasının Kapanması

THK’nın siparişi olan ve son olarak İstanbul’dan Eskişehir’e uçan uçakların teslimi için Eskişehir’de bir kez daha test uçuşu yapılması talep edilmiştir. Selahattin Reşit Alan, 1938’de Nu.D-36 uçağıyla iniş yaparken, çevredeki hayvanlar hava alanına girmesin diye pistte açılan hendeği görmez ve hendeğe düşer. Reşit Alan bu kazada vefat eder.

Bu kazadan sonra THK siparişlerini iptal etti. Nuri Demirağ, mahkemeye verdiği THK ile yıllar süren bir mahkeme sürecine girdi. Mahkeme Nuri Demirağ’nın aleyhine sonuçlandı. Ayrıca uçakların yurt dışına satılamaması için bir de kanun çıkartıldı. Bu yüzden sipariş alamayan fabrika 1950’li yıllarda kapandı. Beşiktaş’ta üretilen uçakların uçuş deneme testleri ve gök okulu için yapılan pistler, hangarlar, üzerlerindeki bütün yapılı binalar o yıllarda dünyanın en büyük havalimanı Amsterdam Havalimanı büyüklüğündeki bütün kurulu tesisler istimlak edildi. Bu havalimanı günümüzdeki Atatürk Havalimanı’dır.

İspanya, İran ve Irak’tan alınan siparişler engellendi; elde kalan uçaklar hurdacıya satıldı. Nuri Demirağ’ın davayı kaybettikten sonra hükümet üyeleri ve cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye mektuplar yazarak yanlışlığın düzeltilmesi için yaptığı girişimler başarısız oldu; fabrika tekrar açılamadı

Siyaset Hayatı

Nuri Demirağ, Türkiye’de adalet kavramının gelişebilmesi için tek partili yönetimin değişmesi gerektiğini düşünüyordu. Çok partili demokratik düzen sürecinin getirilmesi gerektiği inancıyla siyasete adımını attı.

1945’te Nuri Demirağ, Milli Kalkınma Partisi’ni kurdu. Bu parti, Türkiye’nin ilk muhalefet partisiydi.

1946 ve 1950 seçim döneminde meclise giremedi. Bu yüzden Nuri Bey de 1954 seçimlerinde adaylığını Demokrat Parti’den koydu. Bu seçim döneminde Sivas Milletvekili oldu.

Nuri Demirağ, milletvekilliği görevi boyunca çölleşme, enerji, köprüler, barajlar, tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerileme hakkında çalıştı.

Vefatı

Nuri Demirağ, şeker hastalığı sonucunda 13 Kasım 1957 de İstanbul da vefat etti. Naaşı Zincirli Kuyu Mezarlığına defnedildi.

Arkasında inşa ettiği  demirağlar, fabrikalar, uçmak eylemini hayata geçirmek için attığı adımlar, onlarca yenilikler kaldı. Belki uçmak uğruna verdiği savaş çok sancılıydı, ama olsun. Bunu, Nuri Demirağ  gibi her yürekli ve yenilikçi insan ülkesi için yapardı.

Saygı ve Minnetle Anıyoruz…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz